Karanlıkta Diyalog
Tamamen karanlık bir ortamda, görme engelli rehberler eşliğinde diğer duyularınızı keşfedeceğiniz 60 dakikalık sıra dışı bir deneyim.
Sessizlikte Diyalog
İşitme engelli rehberlerle tamamen sessiz bir ortamda sözsüz iletişimin gücünü keşfedin; yüz ifadeleri ve beden dilinin etkin kullanımını deneyimleyin.
İş Dünyası için Atölyeler
Karanlıkta Diyalog İş Atölyeleri; liderlik, takım çalışması ve iletişim becerilerini sıra dışı bir deneyimle geliştirmek isteyen kurumsal ekiplere hizmet vermektedir.
Karanlıkta Diyalog
Görme engelli rehberler eşliğinde, dokunarak, koklayarak ve duyarak yepyeni bir görme biçimi keşfedin. 20 Aralık 2013'ten bu yana İstanbul'da.
🤲Sessizlikte Diyalog
İşitme engelli rehberlerle sözsüz iletişimin gücünü deneyimleyin. Dünyada ilk kez 2003'te Paris'te, İstanbul'da ise 31 Ocak 2016'da hayata geçirildi.
🏢İş Dünyası
Karanlıkta Diyalog İş Atölyeleri, İnteraktif Temel İşaret Dili Eğitimi ve kurumlara özel takım çalışması deneyimleriyle fark yaratın.
Dokunsal sanat atölyesi: Heykel ve seramik çalışmaları
Bir müzede yalnızca bakmak yerine bir nesneye dokunmak, izleyiciyi pasif bir gözlemciden üretim sürecinin içine çeker. Dokunsal sanat çalışmasında kilin ağırlığı, ahşabın dokusu, bir yüzeyin pürüzlülüğü ve seramiğin soğukluğu anlatı taşır. Bu ayrıntılar görsel söyleyenlere yeni bir dil sunarken görme ya da işitme engelli katılımcılar için erişilebilir bir keşif alanı yaratır.
Turkcell Diyalog Müzesi’nde iletişim, sözcüklerden ibaret bir araç olarak ele alınmaz. Karanlıkta ya da sessizlikte yaşanan deneyimler, katılımcıların farklı algı biçimlerini ve iletişim kurma yollarını anlamasını sağlar. Heykel ve seramik üretmek de aynı bakış açısını besler: malzemeyi tanımak, bedensel izlenimi paylaşmak ve karşındakini dinlemek.
Bu çalışma, elle şekillendirme ile kültürel açıklama arasında bağ kurar. Katılımcı yalnızca bir obje üretmez; nesnenin nasıl hissedildiğini, kim tarafından deneyimlendiğini ve farklı yorumların nasıl bir arada varabileceğini düşünür. Uygulama, üretim tekniğinin yanında erişilebilirliği, ortak deneyimi ve sosyal kapsayıcılığı da göz önünde bulundurur.
Malzemeler ve çalışma biçimleri
Heykel çalışması taş, ahşap, metal ve reçine gibi çok çeşitli malzemelerle yürütülebilir. Seramik ise çamurun şekillendirilmesi, kurutulması, gerektiğinde pişirilmesi ve yüzeyinin düzenlenmesiyle somutlaşan bir süreçtir. Her iki alan da dokunmayı, dengeyi, malzemenin direncini ve üç boyutlu biçimleri anlamayı sağlar.
| Ölçüt | Heykel çalışması | Seramik çalışması |
|---|---|---|
| Temel araçlar | Kil, taş, ahşap, metal, kalıp ve el aletleri | Çamur, hamur, çekiç, ruloka, sır ve pişirme olanakları |
| Duyusal özellikler | Form, ağırlık, denge, pürüzlülük ve katılık | Nem, yumuşaklık, sıcaklık ve pişirmeyle değişen yüzey |
| Ana süreç | Modelleme, parçaları birleştirme ve yüzey işleme | Şekillendirme, kurutma, rötuş, sır ve pişirme |
| Süreç özelliği | Hızlı taslaklardan uzun süreli kurulumlara uygun | Kurutma ve fırın nedeniyle daha ileri planlama gerektirir |
| Olası çıktılar | Figür, obje, bireysel çalışma veya bütünlüklü kompozisyon | Kâse, form, pano, obje ve birbirine bağlı seriler |
Kil, hem geçici hem de kalıcı bir malzemedir. Katılımcı avuçlarında tuttuğu topağın biçimini değiştirdikçe kazama, sıkıştırma ve katlama hareketlerinin izini sürer. Görme engelli bir katılımcı bu değişimleri parmaklarının altında; görsel bir katılımcı ise formun bütününü gözleyerek deneyimleyebilir. Aynı malzeme farklı algı kanalları üzerinden öğrenmeyi destekler.
Heykel ile seramik çalışmalarını kesin sınırlarla ayırmak gerekmez. Bir heykelin gövdesi seramik yüzeylerle, bir formun kenarı ahşap ya da metalle desteklenebilir. Katılımcılar, çamurdan figürler yaparken dokunma farklılığını karşılaştırabilir; farklı dokuları bir araya getirerek erişilebilir ve görsel olarak güçlü bir kompozisyon kurabilir.
Dokunma yoluyla iletişim
Dokunma, nesnenin görünen çizgisinin ötesinde bilgi verir. Bir yüzeyin düz ya da dalgalı olması, nesnenin hafif veya ağır hissetmesi ve parmakların altında bıraktığı farklı izler, sözlü açıklamalar kadar etkili olabilir. Bu nedenle atölye çalışması estetik üretimin yanında bedensel farkındalık alanı olarak da değerlendirilir.
Karanlıkta ve sessizlikte gerçekleşen müze deneyimleri, görme veya işitme yollarından biri sınırlandığında başka iletişim biçimlerinin nasıl açıldığını gösterir. Heykel çalışmasında katılımcılar bakış yönünü, ritmi ve konuşma sırasını değiştirebilir. Malzeme değişimi, parmağın hareketi ya da ortak bir yüzeyde çalışma, karşılıklı dikkat oluşturabilir. Elle kavranabilir figürler ve canlı performanslarla ilgilenen ziyaretçiler, bu bağlamda Puppet24 çalışma alanını farklı bir üretim yaklaşımı olarak inceleyebilir.
Birlikte çalışırken yorumlama biçimi de önemlidir. Katılımcılar birbirlerinin parçalarına dokunabilir, yüzey hakkında fikirlerini söyleyebilir veya yalnızca sessizce bakışla geri bildirim verebilir. Her temas ve değerlendirme için önceden izin almak, sınırların korunmasını sağlar. Böylece atölyi yalnızca üretilen eserlerin toplandığı bir alan olmaktan çıkarıp güvenli bir karşılıklı öğrenme ortamına dönüştürmek mümkün olur.
Erişilebilir bir atölye tasarımı
Erişilebilir bir çalışma alanı, katılımcının yalnızca engel durumunu değil; kullandığı araçları, hareket alanını, iletişim tercihini ve algısal ihtiyacını birlikte değerlendirir. Oturaklı çalışma yüzeyleri, geniş hareket alanları, kaymayan zeminler, kolay temizlenebilen masalar ve gerektiğinde kullanılan eldivenler farklı ihtiyaçlara yanıt verebilir. Kil veya sıra hassasiyeti olan katılımcılar için malzeme seçenekleri önceden açıklanmalıdır.
Yönergeler yalnızca sözlü olarak verilmemelidir. Eğitmen, hamurun nasıl şekillendirileceğini hem göstermeli hem de katılımcının eline uygun bir örnek vermelidir. Görsel adımlar, dokunulabilir numuneler ve işaret diliyle desteklenen açıklamalar aynı anda kullanılabilir. Müzenin işaret diliyle müzik sayfasındaki yaklaşım, müziğin ve işaret dilinin ortak bir üretim sürecine nasıl katkı sağlayabileceğine ilişkin güçlü bir örnektir.
Dikkat gerektiren sesler, ani müzikler ve yoğun kokular için önceden bilgilendirme yapılmalıdır. Katılımcılar dinlenme aralığı isteyebilir, çalışmayı daha kısa sürelerle sürdürebilir veya sessiz bir alan kullanabilir. Kılavuzlar da katılımcıların iletişim biçimlerine uyum sağlamak için esnek hareket etmelidir. Böylece engelli katılımcılar müzenin anlatıcı ya da yardımcı rolünde değil, üretimin ve deneyimin doğrudan paydaşı olarak yer alır.
Uygulamayı güçlendiren öneriler
Dokunsal sanat programı, malzeme seçiminden geri bildirim yöntemine kadar bütüncül bir tasarım gerektirir. Aşağıdaki uygulamalar, farklı algı ve hareket ihtiyaçlarını desteklerken ortak üretim deneyimini korur.
- Duyusal çeşitliliği baştan planlayın: Düz, pürüzlü, yumuşak ve dirençli yüzeyleri bir araya getirerek katılımcıların farklı dokuları karşılaştırmasını sağlayın.
- Örnekleri önceden hazırlayın: Kullanılacak kil, ahşap ve seramik örneklerini çalışma öncesinde dokunulabilir ve incelenebilir biçimde masalara yerleştirin.
- Yönergeleri eşzamanlı kılın: Sözlü anlatımı hareket gösterisi, görsel bir dizi ve kısa dokunulabilir örneklerle destekleyerek bilgiyi farklı kanallardan iletin.
- Esnek tempo bırakın: Kurutma, dinlenme ve serbest keşif için zaman ayırın; katılımcıların çalışmayı bıraktığı ya da yeniden katıldığı noktaları planlayın.
- Geri bildirimi somutlaştırın: “Güzel” yerine formun dengesi, yüzeyin tutarlılığı, dokunma sırasındaki izlenim ve anlatının bütünlüğü üzerinden konuşun.
- Çıktıyı paylaşılabilir kılın: Ortak bir sergi yüzeyi, dokunulabilir harita ya da birlikte oluşturulan bir bütün aracılığıyla üretimi bireysel parçanın ötesine taşıyın.
Bu öneriler, kontrolü katılımcılardan alıp müze ekibine devretmek yerine onların deneyimini şekillendirmeyi hedefler. Malzeme, yöntem ve ifade birlikte planlandığında heykel ve seramik çalışmaları; engellilik, kültür ve iletişimi aynı üretim deneyiminde buluşturabilir.
Atölyeye katılmaya davet
Heykelin taşıdığı ağırlık, seramiğin değişen yüzeyi ve parmakların bıraktığı iz, dokunsal üretimin temel unsurlarıdır. Turkcell Diyalog Müzesi’nde bu unsurları iletişim, empati ve sosyal kapsayıcılıkla buluşturan etkinlikler yaklaşan program içinde yer alabilir. Katılım öncesinde tarih, içerik ve erişim koşullarını öğrenmek için atölye seçkisine göz atılabilir.
Atölye boyunca katılımcı; malzemeyi tutar, biçim verir, yüzeyleri karşılaştırır ve çalışmasını başkalarıyla ilişkilendirir. Ortak hareketler, sessiz dinleme, sorular ve dokunsal gözlemler süreci zenginleştirir. Her katılımcının ürettiği sonuç farklı olsa da deneyimin bütünü birlikte kurulur.
Turkcell Diyalog Müzesi’nde malzemeye dokunun, biçim vermenin ve birlikte düşünmenin farkını yaşayın.
Diyalogda Buluşalım
Deneyimler, atölyeler ve özel etkinlikler hakkında bilgi almak için bize yazın.