Karanlıkta Diyalog
Tamamen karanlık bir ortamda, görme engelli rehberler eşliğinde diğer duyularınızı keşfedeceğiniz 60 dakikalık sıra dışı bir deneyim.
Sessizlikte Diyalog
İşitme engelli rehberlerle tamamen sessiz bir ortamda sözsüz iletişimin gücünü keşfedin; yüz ifadeleri ve beden dilinin etkin kullanımını deneyimleyin.
İş Dünyası için Atölyeler
Karanlıkta Diyalog İş Atölyeleri; liderlik, takım çalışması ve iletişim becerilerini sıra dışı bir deneyimle geliştirmek isteyen kurumsal ekiplere hizmet vermektedir.
Karanlıkta Diyalog
Görme engelli rehberler eşliğinde, dokunarak, koklayarak ve duyarak yepyeni bir görme biçimi keşfedin. 20 Aralık 2013'ten bu yana İstanbul'da.
🤲Sessizlikte Diyalog
İşitme engelli rehberlerle sözsüz iletişimin gücünü deneyimleyin. Dünyada ilk kez 2003'te Paris'te, İstanbul'da ise 31 Ocak 2016'da hayata geçirildi.
🏢İş Dünyası
Karanlıkta Diyalog İş Atölyeleri, İnteraktif Temel İşaret Dili Eğitimi ve kurumlara özel takım çalışması deneyimleriyle fark yaratın.
Kapsayıcı Etkinlikler: Müzede Aile Günleri
Turkcell Diyalog Müzesi, İstanbul’da iletişimi farklı biçimlerde deneyimlemeye alan açık bir mekân. Ziyaretçiler, görme ve işitme engelli rehberlerin yönettiği etkinliklerle kendi iletişim alışkanlıklarını sorgulayabilir, empati kurmanın farklı yollarını keşfedebilir. Müzenin deneyim odaklı yapısı, aile günlerini yalnızca bir müze ziyaretinden ibaret olmaktan çıkarıp birlikte öğrenilecek, üzerine konuşulabilecek ve farklı bakış açılarının paylaşılacağı bir buluşmaya dönüştürür. The Story Of How Teatre El Jardi Survived The Spanish Civil War.
Aile günlerinde çocuklar, ebeveynler, büyükanneler ve büyükler aynı programa katılırken her yaş grubunun deneyimi farklı olabilir. Küçük çocuklar oyun ve keşif aracılığıyla sürece katılır; gençler iletişim biçimlerini tartışır; yetişkinler ise engelli bireylerin yaşamını ve toplumsal katılımı üzerine düşünür. Aile içindeki farklı yaşların bir araya gelmesi, müzenin sunduğu kapsayıcı bakış açısını güçlendirir ve herkesin kendi deneyiminden yararlanmasını sağlar.
Aile gününün amacı ve kapsamı
Aile günlerinin temel amacı, iletişimi yalnızca konuşma ve karşılıklı konuşma meselesi olarak görmekten çıkarmaktır. Katılımcılar, bakış, jest, ses tonu, beden dili, dokunma ve sessizlik gibi unsurların anlam üretmedeki rolünü deneyimler. Böylece aile içindeki alışkanlıklar, başkalarını anlamak için nelerin yapılabileceği konusunda yeni bir bakış açısı kazanır.
Programda müze rehberliğinin yanı sıra farklı yaş gruplarına uygun atölye ve tartışma etkinlikleri yer alabilir. Rehberler, katılımcılara müzenin yaklaşımını ve deneyimlerin nasıl kurgulandığını anlatır. Ebeveynler çocuklarının gözlemlerini dinlerken, çocuklar da büyüklerinin farklı tepkilerini görme fırsatı bulur. Böylece öğrenme, uzun bir anlatımdan ziyade karşılıklı paylaşım yoluyla ilerler.
Aile gününün başarılı olması, katılımcıların deneyimi yeterince sorgulayabilmesine bağlıdır. Gözlemler, sorular ve şaşırmalar değerli birer geri bildirimdir. Müze ziyaretini bir yarış gibi yaşamak yerine öğrenmeye açık bir ziyaret olarak kurmak, aile gününü hem daha keyifli hem de daha anlamlı kılar.
İletişimi yeniden keşfetmek
Müzede iletişim, gündelik konuşmalardan farklı bir ortamda yeniden ele alınır. Katılımcılar karanlık ve sessizlik gibi sınırlayıcı koşullarla karşılaştığında, anlatmak istediklerini hangi yolla ifade edebileceklerini arar. Basit bir selamlaşma bile görüş, yön, mesafe, tempo ve dikkat gibi birçok bilgiyi barındırır. Bu ayrıntılar fark edildiğinde iletişimin görünenden çok daha karmaşık bir süreç olduğu anlaşılır.
Aile üyeleri arasındaki konuşma alışkanlıkları da bu yeniden keşif sürecinde sınanabilir. Çocuk sorusunu sormak için daha çok bekler, ebeveyni acele etmek yerine dinlemek ister ya da aile üyesi görüşünü açıklamak yerine jest ve ifadeyle destekler. Bu tür küçük değişimler, empatinin zorunluluk olmadığını hatırlatır. Başka bir kişinin bakış açısına yer açmak, aile içi ilişkilerde de daha sağlıklı bir iletişim kurulmasına katkı sağlayabilir.
Müzenin deneyimleri, engelli bireylerin gündelik zorlukları hakkında konuşmayı da kolaylaştırır. Görme engelli bir rehberin yönlendirmesi veya işitme engelli bir rehberin sessizlikteki iletişimi, engelli olmayan katılımcılara doğrudan ve saygılı bir öğrenme alanı sunar. Bu karşılaşma, yardımseverlikten ibaret bir yaklaşımın ötesine geçerek farklılığın bilgi ve deneyim kaynağı olabileceğini gösterir.
Karanlıkta diyalog
Karanlıkta Diyalog deneyimi, görsel bilgiye ne kadar bağımlı olduğumuzu ve diğer duyularımızla neler yapabileceğimizi keşfetmeye yönelir. Rehber, katılımcılara güvenli bir alanda eşlik eder ve karanlığa uyum sağlamaları için zaman tanır. İlk adımlar genellikle tereddüt, merak ve beklenmedik bir hassasiyetle birlikte yaşanır. Duyular yavaş yavaş birlikte çalışmaya başladığında çevrenin algılanışı değişir.
Katılımcılar birbirlerine ulaşmak için ses, mesafe, yön ve temas gibi ipuçlarını kullanır. Biri diğerine yardım ederken ya da bir alana yönlendirirken karşılıklı güven önem kazanır. Aile içinde daha güçlü görünen bir kişi bile karanlıkta destek alabilir; daha çekingen bir katılımcı ise beklenmedik bir liderlik gösterebilir. Böylece aile günleri, kişilerin gündelik rollerinin dışına çıkarak birlikte çalıştığı güvenli deneyimler sunar.
Deneyim sonrasında duyguları doğrudan bastırmak yerine paylaşmak, öğrenmeyi güçlendirir. Katılımcılar karanlığın neyi kolaylaştırdığını, neyi zorlaştırdığini ve rehberlerin yönlendirme becerisini birlikte değerlendirebilir. Bu konuşma, engelli bireylerin yaşadığı erişilebilirlik sorunlarını daha iyi anlamanın yanı sıra aileye birlikte karar verme alışkanlığı da kazandırır.
Sessizlikte diyalog
Sessizlikte Diyalog deneyimi, işitme engelli rehberlerin önderliğinde gerçekleşir. Konuşmanın kısıtlandığı ortamda anlam; mimik, el hareketleri, bakış, duruş, ritim ve yazılı ifadeler aracılığıyla yeniden kurulur. Bu dili bilmeyen katılımcılar bile ortak bir anlaşma yaratabilir. Süreç, iletişim kurmanın yalnızca sesle mümkün olduğu yönündeki alışkanlığı görünür kılar.
Deneyimin ayrıntıları hakkında Sessizlikte Diyalog deneyimi sayfasından bilgi alınabilir. Katılımcılar, rehberlerin farklı iletişim yollarını nasıl kullandığını gözlemlerken kendi beden dillerini de dener. Temas bazı katılımcılar için önemli bir iletişim aracı olabilir; buna karşılık herkesin rahatı ve rızası gözetilmelidir. Sınırları önceden açıklamak, duyusal farklılıklara saygıyı korumanın önemli bir parçasıdır.
Ebeveynler ve çocuklar deneyimden sonra sessizce konuşmanın güçlü taraflarını, gürültülü ortamlarda yaşanan zorlukları ve işitme engelli bireylerin iletişim mücadelesini birlikte tartışabilir. Çocukların bu konuşmaları eve götürmesi, müze deneyiminin günlük alışkanlıkları etkilediğinin işaretidir. Aile üyeleri birbirini dinlemek için daha fazla dikkat ayırdığında, sessizliğin iletişimi kesen bir boşluk değil, anlamı taşıyan bir alan olduğu görülür.
Çocuklar ve gençlerle ortak öğrenme
Çocuklar ve gençler, müze deneyimlerini sorgulayan, oyun oynayan ve farklı çözümler üreten katılımcılardır. Yaş gruplarına göre hazırlanmış kısa atölyelerde duyular, engellilik ve iletişim temaları sade bir dille ele alınabilir. Gençler, erişilebilirlik teknolojileri ya da çevrimiçi iletişim üzerine konuşurken kendi dijital alışkanlıklarını da gözden geçirebilir.
İşitme engelli bireylerin iletişim deneyimini anlamak isteyen aileler, temel işaret dili eğitimine yönelik programlardan yararlanabilir. Bu eğitimler, müze ziyaretinin ardından sürdürülebilir bir öğrenme alanı yaratır. Ailece katılılan bir seansta öğrenilen ilk hareketler, müzede deneyimlenen iletişim biçimlerini eve taşımaya yardımcı olur. Böylece ziyaret, kısa bir etkinlikten çok daha uzun süreli bir farkındalık haline gelir.
Toplulukların zor dönemlerde sanat yoluyla dayanışma kurmasını düşünmek isteyen aileler, aile gününden önce El Jardi'nin direniş hikâyesi başlıklı okuma metnini birlikte inceleyebilir. İspanyol Savaşı boyunca bir tiyatronun nasıl ayakta kaldığını anlatan hikâye, kültürün korunması ve ortak amaçlar etrafında bir araya gelme konusundaki tartışmayı zenginleştirir. Müzenin iletişim ve dayanışma eksenini evde de sürdürmek isteyenler için anlamlı bir hazırlık sunar.
Erişilebilir katılım ve aile hazırlığı
Erişilebilirlik, yalnızca fiziksel olarak bir alana girmekle sınırlı değildir. Görsel, işitsel ve duygusal ihtiyaçlar; yaş, dil, bilişsel kapasite ve ilgi düzeyi dikkate alındığında aile günleri daha kapsayıcı olur. Çocuğun gece uykusuzluğu, ebeveynin yoğun programı ya da bir katılımcının belirli bir duyusal uyarana hassasiyeti programı etkileyebilir. Müzenin güncel erişilebilirlik bilgileri ve aile günü koşulları ziyaret öncesinde öğrenilmelidir.
Rezervasyon ve program saatleri, çocukların enerjisini ve ebeveynlerin uygunluğunu gözeterek seçilmelidir. Müze ziyaretine ek bir aile etkinliği planlanıyorsa yol, dinlenme, yeme ve ulaşım ihtiyaçları önceden düzenlenmelidir. Zorlayıcı bir deneyimden sonra kısa bir mola, bireysel değerlendirme yapılabilecek sessiz bir alan veya su ihtiyacının karşılanması, katılım sürecini rahatlatır.
Aile günü sonunda katılımcılardan aldıkları geri bildirimler, sonraki programların geliştirilmesine katkı sağlar. “Hangi etkinlik daha çok dikkatimi çekti?”, “Hangi konuda daha fazla bilgi edinmek istedim?” ve “Müzede kendimi nasıl hissettim?” soruları, engelli bireylerin deneyimini doğrudan dinlemek için başlangıç noktalarıdır. Bu yaklaşım, kapsayıcılığı bir kurumsal söylem olmaktan çıkarıp ziyaretçilerin gerçek sesleriyle şekillendirir.
Aile gününüzü; birlikte öğrenmek, birbirinizi farklı açılardan dinlemek ve müzenin sunduğu deneyimleri yaşamak için planlayın. İstanbul’da Turkcell Diyalog Müzesi’ni ziyaret ederek çocuklarınızla, ebeveynlerinizle ve sevdiklerinizle kapsayıcı bir aile buluşması yaratabilirsiniz. Aile gününüzü birlikte keşfetmeye davet ederiz.
Diyalogda Buluşalım
Deneyimler, atölyeler ve özel etkinlikler hakkında bilgi almak için bize yazın.